Spor yazarlarının A Milli Takım'ın 2026 FIFA Dünya Kupası Elemeleri E Grubu 6. ve son maçında İspanya ile deplasmanda 2-2 berabere kaldığı maça yaptıkları yorumları sizler için derledik.
Cem Dizdar - Fanatik
Her koşulda münakaşaya hazırlıklı olduğumuzdan sahaya gönderilen kadroyu gördüğü anda sosyal medyada infiale kapılanların oluşturduğu kalabalığı tahmin ediyorsunuzdur sanırım. Vincenzo Montella takımlarında az süre alan, İrfan Can Kahveci gibi kadro dışı kalan ya da ezber isimlere alternatif oyuncuları 11'e yazarak ne yapmaya çalışıyordu acaba? Çoğunun yanıtı, 'Bu adam futbolu bilmiyor'dur sanırım! Oysa hem farklı oyuncuları hazırlayıp, piyasa değerlerini korumak hem de Dünya Kupası yolundaki iki maç için takım için de alternatif bir takım oluşturup milli takıma çağrılan her oyuncuyu hazır tutmayı düşünmüş olamaz mı? Farklı oyuncularla farklı oyunlar denemeyi? Bir kez daha gördük ki biz sadece sonuç peşinde koşarken, o sonucu almak için çocuk yaşlarından beri aynı işleri yaptıklarını her hamlelerinde belli ediyordu İspanya Milli Takımı. İlk devre 1-1 bitmiş olsa da hızlı ancak aceleci olmayan tarzlarıyla bizimkilerden yaklaşık 4 kat fazla pas yapmışlardı (441/120).
Topun yönünü değiştirerek 4. dakikada attıkları gol de ilginçti! Dani Olmo'nun vuruşunu biz 2002'den hatırlıyoruz! Brezilya'nın 1-0 kazandığı Dünya Kupası yarı final maçında 'Gerçek Ronaldo' eskiden 'Pis burun' ya da 'Baba burun' adı verilen bu vuruşla atmıştı golü. Daha az bir arada oynadıkları için ön alan oyunlarını kurgulamakta zorlanıyorsa da milli takım ilk devre boyunca kaleyi ve çevresini iyi savundu. Geri kalanını da Altay Bayındır halletti. İkinci devrede ise daha örgütlü, alanı daha doğru kullandı bizimkiler. Yani iki devrede çeşitli varyasyonları olan iki farklı oyunu böylesi bir maçta başarıyla icra ettiler. Ezcümle.. 'Kadro mimar, mühendislerinin ülkesi'nde İspanya gibi bir takıma karşı iki gol atıp alınabilecek kadar pozisyon aldı milli takım. Ve Dünya Kupası yolundaki son iki maç için muazzam iki 'Hazırlık maçı' yapmış oldu.
Uğur Meleke - Hürriyet
Dün Sevilla'da hem Türkiye, hem de İspanya ideal 11'lerinden uzak kadrolarla sahadaydılar. Ancak bizim yetenek havuzumun İspanyollar'dan dar olduğunu, kadromuzda Hakan-Arda'nın muadillerinin bulunmadığını hesaba katarsak, ay yıldızlıların çok daha eksik bir kadroyla mücadele ettiğini söyleyebiliriz.
Montella hem kadromuzdaki eksiklerden hem de maçın sıralamayı değiştirmeyeceği gerçeğinden hareketle, 5-4-1'i denedi İspanya'ya karşısında. Müsabakanın ilk yarısında adeta "Çanakkale geçilmez"di tek stratejimiz. Beşli savunmamız olağanüstü derindeydi, ilk devrede bir korner dışında neredeyse hiç geçemedik üçüncü bölgeye. İspanya topla yüzde 80'le oynadı, rakip ceza alanında topla buluşma 22'ye 4, şutlar 12'ye 2 idi. Altay ilk 45'te dört net pozisyon çıkararak oyunda tuttu bizi. 42'nci dakikada İspanya'ya karşı tek üstün olduğumuz detayı, duran toplardaki eşleşme problemlerini kullanarak attık golü. Maçtaki ilk sayımızı kaydeden Deniz Gül, sahanın en iyilerinden biriydi. Milli takımımıza zaman zaman klasik santrforlu oynama opsiyonu da yaratabileceğini kanıtladı Deniz... Portolu genç oyuncunun kazanılmasıyla, uzun zaman sonra "artık klasik bir dokuz numaramız var" diyebiliriz milli takımımızda.
Ahmet Çakar - Sabah
Tartışmasız dünyanın en tuhaf milli takımıyız. Maç başlıyor, hemen mağlup duruma düşüyoruz, ilk 20 dakikaya baktığımızda sahada yokuz, İspanya yürür gibi pozisyonlara giriyor ve tüm Türkiye, Allah'a dua ediyor? 1-0, 2-0'a razıyız, Allah aşkına yine tarihi bir fark yemeyelim diye düşünüyoruz. İlk devre böyle devam ediyor ta ki son dakikaya kadar? Devre biterken Deniz Gül adlı bir genç, sokağa çıksa kimse tanımaz beraberliği getiriyor? İşte tam kırılma noktası. İkinci yarı mükemmel bir Türkiye izledik. Salih'le de öne geçtik. Ama ikinci yarıda iki tarafın da yakaladığı pozisyonlara bakarsak İspanya'yı rahat rahat yenebilirdik. Tüm oyuncular çok iyi ama bazı oyuncular mükemmel oynadı. Altay belki de geçmişini sıfırladı. Belki de tarih onu Sevilla panteri olarak yazacak. En az 2-3 net, 3-4 tane de çok önemli pozisyonu engelledi. Barış Alper, 2. yarıda bir santrforun nasıl oynaması gerektiğini gösterdi. Ferdi eski Ferdi'ye dönmüş. Rotasyonla çıktık, elemelerde gol yememiş İspanya'ya 2 gol attık. Pekala da kazanabilirdik. Dün gece şunu gördük ki hem genciz hem de çok iyi milli takımız. İşi buraya getirmişken play-off'lardan Dünya Kupası'na gitmemek çok acı olur. Teşekkürler Milli Takım.
Turgay Demir - Fotomaç
Dünya devi İspanya karşısında Montella doğru isimlerle, doğru sistemi tercih edince yarım düzine gol yediğimiz ilk maçın şımarıklığıyla sahaya çıkan İspanyollar'a derslerini verdik. Kötü başladık ve bu çok normaldi. İki ay önce yarım düzine gol yediğiniz bir takıma karşı oynuyorsunuz ve o takım kendi sahasında (Dünya Kupası elemelerinde) hiç yenilmemiş, dahası bizim grupta gol bile yememiş? Başlarken ayaklarımız titredi ve karambolde golü yedik.
Buna rağmen biz bozulmadık ve İspanya'nın düzenini bozmak için mücadele ettik. Altay'ın nefis kurtarışlarıyla özgüven kazanan Bizim Çocuklar topa daha çok sahip olup, daha soğukkanlı oynamaya başladılar. İlk maçında, hem de İspanya'ya golünü atan genç santraforumuz Deniz, tarihe Recep Adanır'ın yanına adını yazdırırken şoke olma sırası İspanyollara gelmişti.
İkinci yarıya çok daha iyi başladık? Barış'ın bir rövaşatası var ki gol olsa yarın tüm Avrupa'da manşetleri süslerdi. Sonra bir de bazuka gönderdi Barış. İlk yarıda Altay bizi ayakta tutarken bu kez Simon rakibi maçta tuttu. Salih Özcan'ın golüyle biz havalara uçarken İspanya neye uğradığını şaşırmış bir halde skor kovalamaya başladı. Kazansak da grubumuzdaki durum değişmezdi ama çok acayip bir hava yapar, Play-off öncesi özgüven depolamış olurduk. İspanya'yı ve onlarla birlikte bundan sonraki rakiplerimizi fena korkuttuk. Korkmak ne kelime, ödleri patladı vesselam. Şimdilik bu da yeter.