Aşağıda belirtilen seçenekler aracılığıyla veya istediğiniz zaman çerez politikası sayfamızdan seçimlerinizi yönetebilirsiniz. Yaptığınız seçimler, bu tarayıcı için geçerli olacaktır.
Zorunlu Çerezler
İşlevsellik İçin Gerekli Olan Çerezler
Performans ve Analiz İçin Gerekli Olan Çerezler
Hedefleme ve Reklam Çerezleri

Spor yazarlarının Galatasaray yorumları

-
Spor yazarlarının Galatasaray yorumları
Spor yazarlarının Galatasaray'ın, Fethiyespor'u 2-1 mağlup ettiği maça dair yaptıkları yorumları sizler için derledik.

Levent Tüzemen - Fotomaç

Barış'ın mükemmel ortasında Abdülkerim'in attığı kafa golü, hem kendisi ve arkadaşlarını hem de hocasını eleştiri oklarından kurtardı. Icardi'nin iki penaltıyı kaçırması, kaleci Arda'nın aynı köşeyi tespit edip iki penaltı kurtarması, gecenin en dikkat çekici olaylarıydı. Ama o Icardi, Barış'a al da at ortası yaptı. Eğer Galatasaray kendi liginde küme düşmemeye oynayan Fethiyespor'a karşı tek kale oynadığı maçta sahadan beraberlikle çıksaydı herhalde kızılca kıyamet kopar, derbinin ardından Okan hoca eleştirilerin odak noktasında olurdu. Eğri oturalım doğru konuşalım? Okan Hoca'nın Yusuf tercihi beni çok şaşırttı. Basın toplantısı ile yollarını ayırdıkları Berkan'a teşekkür edip Yusuf ile de ayrılacaklarını söyleyen Okan Hoca'nın bu tercihine anlam veremedim.

Yusuf'un Galatasaray'a katkı yapmayacağını bir kez daha gördük. Ayağında top tutamıyor, ikili mücadele kazanamıyor, düzgün pas veremiyor ve çalımla rakibini bile geçemiyor. Genç Gökdeniz'in iyi bir eğitimden geçmesi gerekir. Galatasaray'ın geleceğinde de kulübesinde de şimdilik olması mümkün değil. Kaan Ayhan ve Ahmed Kutucu performans olarak vasatın altında kaldılar. Ligin ikinci yarısında eğer kulübede derinlik olmazsa şimdiden söyleyelim Okan Hoca büyük sıkıntı yaşar. Genç hakem Ayberk Demirbaş'a bence VAR yardım etmedi. Fethiye kaptanı Şahan Akyüz'ün Barış'a yaptığı sert hareket kırmızı olmalıydı. Aynı Şahan, taç çizgisinde önce Barış'a sonra Icardi'ye yaptığı müdahalelerde kart görmedi. 90 dakikanın en güzel yönü, Fethiye stadının ağzına kadar dolu olmasıydı.

Serkan Korkmaz - Fotomaç

Premier League takımı Crystal Palace'ın, FA Cup 3. Turu'nda İngiltere 6. Ligi'nden Macclesfield'e elenmesi futbol dünyasının hâlâ gündeminde. Fethiye'de ilk yarının golsüz bitmesinin en önemli sebebi ev sahibi takımın kalecisi Arda idi kuşkusuz. Ne enteresandır ki; duraklamalarda savunmasının arkasına sarkılan pozisyonda, Günay başarılı olmasaydı Cimbom, soyunma odasına yenik girebilirdi. Icardi'nin biri gayrı nizami, diğeri nizami iki penaltısını kurtaran rakip file bekçisini birkaç kere tebrik etmesi, kaçan penaltılar kadar maç özetine girmeyi hak etti doğrusu. Nitelik olarak imrenilen Galatasaray kadrosunun nicelik olarak yoksunluğu, Süper Kupa dahil, dört kulvarda da hissedildi, hissediliyor.

Peki acaba, bu yoksunluk hali, Okan Hoca tarafından özellikle tercih edilmiş olabilir mi? Çok şüpheleniyorum. "Kadro küçük olsun, benim olsun" zihniyeti nedeniyle, çoğalması gereken sarı kırmızılı takım, eksilerek (örneğin; Berkan'ın gidişi) ikinci yarıya girecek gibi duruyor. Kendi kümesinde "düşmeme mücadelesi" veren Fethiyespor, ikinci yarıda karşısında ideal on birine yakın bir kadroyla gol arayan daha coşkulu bir Galatasaray buldu. 65. dakikaya 0-0 girildiği anda rakibini ikiye bir yakalayan Fethiyespor, Ramazan zemine takılıp düşmese öne geçiyordu. Yani; sarı-kırmızılılar kötü zeminden yakınmak yerine, kötü zemine dua etmeli. Abdülkerim Bardakcı'nın kafayla bulduğu golle, güç farkının çok bariz olduğu bir maçta daha büyük takıma galibiyeti getiren "duran top" oldu. Fethiye'den bile gol yemeyi başaran Buruk'un takımı, değil Atletico, Gaziantep maçına dair bile taraftarını endişelendiriyor.

Tunç Kayacı - Fanatik

Derbide kaybeden Galatasaray kupada moral bulmak için görece kolay bir rakip vardı karşısında. Fethiyespor mütevazi kadrosuyla ilk yarıda iyi mücadele etti. İyi savunma yaptı ve Galatasaray'a gol şansı vermedi. Icardi kazanılan penaltıyı iki kere kullanmasına rağmen kaleci Arda'yı geçemedi. Okan Buruk tipik bir kupa kadrosu sahaya sürerken, ilk 45 dakikada sadece istatistiksel üstünlük sağladılar ama yeteneklerini sergilemekte pek göze batmadılar.

İkinci yarıya Okan Buruk deyim yerindeyse as oyuncularını sokup bir kupa sürprizi yaşamak istemediğinin mesajını verdi. Aslında gerçekçi olalım. 2. Lig'de grubunda düşme hattının biraz üzerinde 15. sırada bulunan Fethiyespor karşısında hangi kadro ile çıkarsan böyle bir futbol sergilemek eleştirilir? İkinci yarıda tamamen kalesine çekilen Fethiyespor karşısında baskı kurmasına rağmen üretken bol pozisyon bulduğunu söylenemez. Böyle maçlarda rakibi açamazsanız iş duran toplara kalır. Nitekim Abdülkerim ile duran topla gelen kafa golüyle öne geçen Galatasaray biraz olsun nefes aldı. Yenik duruma düşen Fethiyespor, oyun disiplininden kopunca Galatasaray bu defa Barış Alper'in kafasıyla skoru 2-0'a getirdi.

Sonuçtan bağımsız kupa maçlarında zayıf rakipler karşısında konsantre olmak zordur kabul ama yine de Galatasaray'ın motivasyon açısından hiçte bu maça hazır olmadığını gördük. Açıkçası kaybedilen kupa hem taraftarın kafasını karıştırırken, Okan Buruk'un da bu maça çıkarken kafaca çok sağlıklı olmadığı bir gerçek. Çünkü çıkarttığı kadro ve şans verdiği isimleri oynattığı mevki bizi böyle düşündürdü. Takımın performansı ve konsantrasyonu hiç iyi değildi. Aslında Fethiyespor'un attığı tek gol konuk ekibin maça bakışını çok iyi anlattı bizlere. Sonuçta sarı-kırmızılı ekip, tüm olumsuz tabloya rağmen Fethiye'de bir iş kazası olmadan döndü.