Barcelona'da Marc-Andre ter Stegen dönemi sona eriyor. Kral Kupası'nda yedek kalmasıyla ayrılığı netleşen Alman kaleci, Girona'ya kiralık transfer için anlaşma aşamasına gelirken, bu gelişme Camp Nou'da bir devrin kapanışını simgeliyor.
Marc-Andre ter Stegen, Barcelona kariyerinde sona yaklaştı. Alman kalecinin kulüpten ayrılma kararı artık kesinleşmiş durumda.
Kral Kupası'nda Racing Santander'e karşı oynanan maçta ilk 11'de yer almaması, Ter Stegen'e bu sezon Barcelona formasıyla bir daha sahaya çıkmayacağının net bir göstergesi oldu.
Marca'nın haberine göre bu gelişmenin ardından deneyimli kaleci daha önce temas kurduğu Girona'ya kiralık olarak transfer olmak istediğini kulübe iletti. Taraflar arasında anlaşma büyük ölçüde sağlanırken yalnızca ayrılış tarihi üzerinde duruluyor.
Ter Stegen, 12 sezon boyunca terlettiği Barcelona formasıyla 423 kere sahada boy gösterdi.

Bu ayrılık, Ter Stegen'in Barcelona'da birinci kaleci olarak geçirdiği yaklaşık 10 yıllık dönemin sonunu işaret ediyor. Ancak bu noktaya gelene kadar 33 yaşındaki file bekçisi benzer dönemlerden geçti.
Alman kaleci özellikle 2016 yılında Katalan ekibiyle yollarını ayırmaya çok yakındı. Hatta kalmak için Claudio Bravo'nun yerine tartışmasız birinci kaleci olmayı şart koşarak yönetimi zor bir kararın eşiğine getirmişti.
Valdes sonrası dönem
Ter Stegen'in Barcelona hikayesi, kulübün efsane kalecisi Víctor Valdes'in vedasıyla başladı.
İki Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu da dahil olmak üzere sayısız başarıya imza atan Valdes'in yerini doldurmak Barcelona için büyük bir sorumluluktu. O dönemde sportif direktörlük görevini yürüten Andoni Zubizarreta henüz geniş kitlelerce tanınmayan genç Ter Stegen'i transfer ederek cesur bir karar aldı.
Zubizarreta'nın yetenek keşfi konusundaki başarısına rağmen, kulüp bu kadar genç ve tecrübesiz bir kaleciye tüm sorumluluğu vermek istemedi. Bu nedenle, tecrübeli Şilili kaleci Claudio Bravo da kadroya katıldı ve iki kalecili bir rotasyon sistemi benimsendi.
Kırılma noktası
Sorunsuz geçen ilk sezonun ardından dönemin teknik direktörü Luis Enrique, Bravo'ya LaLiga maçlarında, Ter Stegen'e ise Şampiyonlar Ligi'nde şans verdi.
Barcelona her iki kulvarda da şampiyonluğa ulaştı ve herkes memnundu. Ancak bir sonraki sezonla birlikte sorunlar baş göstermeye başladı ve Ter Stegen artık her maçta oynamak istiyordu, fakat rotasyon sistemi devam ediyordu.
Kırılma noktası Aralık 2015'te oynanan Kulüpler Dünya Kupası oldu. Luis Enrique'nin bu turnuvada da Bravo'yu tercih etmesi, Ter Stegen cephesinde büyük bir rahatsızlık yarattı ve Alman kaleci bu duruma sert tepki gösterdi.

Ültimatom ve görüşmeler
Yaz aylarında Ter Stegen'in menajeri Von Bruch ile kulüp arasında görüşmeler yapıldı.
Menajer, kalecinin düzenli olarak oynaması gerektiğini ve önceki sezonun tekrarının kabul edilemez olduğunu açıkça dile getirdi.
Kulüpler Dünya Kupası sonrası yapılan ocak ayındaki toplantıda ise net bir mesaj verildi: Eğer Ter Stegen birinci kaleci olmazsa, yaz aylarında kulüpten ayrılacaktı.
Barcelona yönetimi için bu zor bir karardı. Çünkü Ter Stegen uzun vadeli bir yatırım olarak görülürken, Claudio Bravo daha kısa vadeli bir çözüm olarak planlanmıştı.
Manchester City seçeneği
Ter Stegen, o dönemde kulüp değiştirmeyi ciddi şekilde düşündüğünü de açıkça dile getirdi.
LaLiga'da yeterince forma şansı bulamamasından memnun olmadığını belirten Alman kaleci, tartışmasız bir numara olmak istediğini ifade etti.
Bu süreçte Pep Guardiola'nın da devreye girdiği ve Ter Stegen'i Manchester City'ye transfer etmek istediği ortaya çıktı.
Guardiola ile Barcelona'da özel bir görüşme yapan Ter Stegen, City'nin projesini cazip bulduğunu ve bunun sorununa çözüm olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Son söz Luis Enrique'den
Ancak Barcelona, Ter Stegen'in ayrılığına izin vermedi. Luis Enrique, kaleciyle birebir görüşerek onu takımda tutmak istediğini net bir şekilde ifade etti.
Ter Stegen ise hem kulübe duyduğu bağlılığı hem de birinci kaleci olma arzusunu dile getirdi. İki sezon boyunca süren bu belirsizlik, artık bir karar gerektiriyordu.
Sonunda Barcelona tercihini yaptı. Claudio Bravo satıldı ve kulüp açık şekilde Ter Stegen'in arkasında durdu.
Alman kaleci, uzun yıllar boyunca Barcelona kalesini devralarak kulübün değişmez isimlerinden biri haline geldi.
Bugün gelinen noktada ise, tüm bu geçmişin ardından Ter Stegen için Barcelona defteri kapanmak üzere. Girona'ya doğru atılacak bu adım, hem oyuncu hem de kulüp adına yeni bir dönemin başlangıcı olacak.