Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, görevinin başında olduğunu ve siyah-beyazlı camiadaki "pusu kültürü" ile mücadeleye devam edeceğini söyledi.
Tüpraş Stadı'nda düzenlenen basın toplantısında Serdal Adalı, gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Sosyal medyada ortaya atılan iddialara yanıt vererek sözlerine başlayan Serdal Adalı, "Özellikle iki gün önce yine sosyal medyada oluşan bilgi kirliliği ve 4 yönetim kurulu üyemizin istifa ettiği haberlerinden ve asıl gündem olması gerektiği halde ne hikmetse hiç yokmuş gibi davranılan önemli bir gelişmeden başlamak istiyorum. Bilmenizi isterim ki yönetim kurulumuzda istifalar olduğu haberleri başta olmak üzere, hazırlanan bazı sosyal medya kampanyaları tamamen asılsızdır, taraftarımızı tahrik etme çabalarıdır." diye konuştu.
Beşiktaş hisseleri üzerinde manipülasyon yapan birçok kişiye Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından ceza verildiğini açıklayan Adalı, şunları kaydetti:
"Biz bu tarz suni gündemlerle uğraşırken sadece birkaç gün önce, SPK tarafından Beşiktaş hisselerindeki şüpheli işlemlerle alakalı tarihin en büyük cezaları verildi. Sermaye Piyasası Kurulu, vakti zamanında Beşiktaş Futbol Yatırımları AŞ hisselerindeki piyasa bozucu eylemler nedeniyle çok sayıda kişiye çok büyük para cezaları uyguladı. Yani Beşiktaş hisselerini manipüle etme suçundan, tarihin en büyük borsa cezaları kesildi. Ama ne hikmettir ki sosyal medyada dört dönen gruplar bu konunun lafını dahi etmedi. Bu kampanyaları düzenleyenler, bu yalan haberleri yayan ve bunlara yorum yapanlar bu konuları hiç mi görmediler? Hiç mi denk gelmediler? Ya da üzerinde konuşmaya değer mi görmediler? Tarihin en büyük hadisesi olmuş, Beşiktaş bu yüzden büyük bir cezayla karşı karşıya kalmış, büyük bir itibar kaybına uğratılmış ama ne yazık ki kimse ağzını bile açmıyor. Beşiktaş hisselerindeki sıra dışı hareketlerin ne zaman gerçekleştiği ortadadır. Bu kadar büyük fiyat hareketlerinin kendi kendine gerçekleşemeyeceği de malumunuzdur. Ben Cumhuriyet Başsavcılığımızı bu konuyla ilgili acilen göreve çağırıyorum. Kulüp tarafında bu işlerin içinde olan kim varsa; başkanı, yönetim kurulu üyesi ya da profesyoneli demeden bu işlerin hesabının sorulması için savcılığımızı göreve çağırıyorum."
Dikilitaş projesiyle ilgili yalan haberler ve bilgilerin kasıtlı olarak ortaya yayıldığını vurgulayan Serdal Adalı, "Ben bu yalan yanlış haberlerin sebebini de çok iyi anlıyorum. Geçtiğimiz toplantılarda da ifade ettiğim gibi bu kulübün mali yönden çökmesini isteyenler ve sonunda da bu kulübü ona buna pazarlık malzemesi yapma hesabı içinde olanlar var. Bu işleri onlar yapıyor. Bunu amaçlayanlar; hiç utanmadan, sıkılmadan aslında bu Beşiktaş'ın mali bağımsızlığını elde edemeyerek satılmasını isteyen ekiplerdir. Düzenlenen ihale sonucunda gelen teklifteki rakam 400 milyon dolar civarındadır. Bu rakam projede toplanacak toplam hasılatın minimum garanti bedelidir. İyice anlaşılması için tekrar ediyorum; yani burada yapılacak satışların toplamında 400 milyon doların altında hasılat elde edilmeyecek demektir. Projeyi yapacak şirketin garantisi budur. Beşiktaş'ın bu projenin gelirindeki payı yüzde 50'dir. Bu demektir ki bu projeden Beşiktaş'a gelecek asgari rakam da 200 milyon dolardır. Beşiktaş bugün itibarıyla kağıt üstünde faizli borçlarının ve vergi borçlarının tamamının karşılığını oluşturmuştur." ifadelerini kullandı.
"Beşiktaş'ın menfaati nerede ise Serdal Adalı oradadır." diyen Adalı, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Geçtiğimiz günlerde Sayın Özgür Özel ile gerçekleştirdiğim görüşme üzerinden de yine birileri niyet okumaya, öküz altında buzağı aramaya kalkmış. Beşiktaş'ın menfaati nerede ise Serdal Adalı oradadır. Dikilitaş projemizin pürüzsüz ilerlemesi, yerel yönetimle herhangi bir eş güdüm sorunu yaşanmaması adına bu görüşmeyi bizzat yüz yüze gerçekleştirdim. Bizim Beşiktaş'ın çıkarlarını korumak dışında ne bir gizli ajandamız ne de bir siyasi hesabımız vardır. Utanmadan, sıkılmadan bize 'Beşiktaş'ın malını peşkeş çekiyor' diye hakaret eden kişilerin amaçlarının tamamen bağcıyı dövmek olduğu artık açık açık ortada."
"Görevimin başındayım ve bunlarla mücadele edeceğim"
Adalı, Beşiktaş'ta birlik ve beraberliğe ihtiyaç olduğunu belirtti.
"Pusu kültürü"nü ortadan kaldıracaklarının altını çizen Serdal Adalı, "Bu camianın sezon devam ederken hiçbir şekilde yeni bir seçime, bir başkan ya da teknik direktör değişikliğine tahammülü kalmamıştır. Ne yapacağız yani, bu camiada her bağırıldığında yönetim mi değişecek, başkan mı gidecek? Teknik direktör mü istifa edecek? Biz öncelikle Beşiktaş'ta ne yazık ki kültür haline gelmiş bu yozlaşmayı bitireceğiz. Bu pusu kültürünü ortadan kaldıracağız. İstifa sloganlarının bir yol, bir yöntem olmadığını, hiçbir zaman Beşiktaş'a fayda getirmediğini daha önce defalarca gördük. Bu alışkanlığı bitireceğiz. Beşiktaş isyan çıkarılarak, istifa sloganları başlatılarak dizayn edilemeyecek, istikamet verilemeyecek kadar büyük bir kulüptür. Beşiktaş her bir kişi ya da grubun kendi başkan adayına teslim etmeye çalışacağı, herkesin kendi ajandasını tutacağı, 'küçük olsun benim olsun' diyenlerin söz sahibi olabileceği bir camia değildir. Beşiktaş'ta artık istikrara, planlamaya, uzun ve doğru bir yol haritasına, birlik beraberliğe ihtiyaç vardır." değerlendirmesinde bulundu.
Adalı, konuşmasına şöyle devam etti:
"Herkes şunu bilsin ki biz şampiyonluklar ve sportif başarıyla birlikte, mali bağımsızlıktan bile önce Beşiktaş'ın ruh halini, sosyolojisini düzelteceğiz. Bugün bize istifa diye bağıranlar var, onlar bundan sonra da var olacaklar. Sezonun en fazla pozisyona girdiğimiz maçlarında, Gaziantep, Kayseri maçlarında da bağırdılar, yine bağıracaklar. Onlara söylüyorum. Ben Beşiktaş'a gelen son sponsorluk parasından kendi alacağımı tahsil etmek uğruna kasada 5 kuruş para bırakarak gidecek bir adam değilim. Bana inananları, yanımda yürüyenleri zan altında bırakarak tek bir söz etmeden kaçarcasına gitmem. Her şeyin ötesinde Beşiktaş artık arkasına grubunu alıp istifa diyenin camianın ortasına seçim sandığı getireceği, başkan değiştireceği bir kurum değildir. Beşiktaş artık önüne gelenin kongre diyeceği, her sene seçime gidecek bir camia değildir. Ben bu koltukta oturmak için değil, Beşiktaş'ın bu pusu kültürünü söküp atması adına buradayım. Görevimin başındayım ve bunlarla mücadele edeceğim. Ben bugün yönetim istifa diyenler de dahil bütün Beşiktaşlılarla yarın şampiyon Beşiktaş diye bağıracağız. Şimdi Beşiktaş'ı böyle bir ortamın içine sokan herkesin önünde iki yol var. Biz yolumuza ya bu seslerle devam edeceğiz, ya da stadımızda yalnızca Beşiktaş sesleri yankılanarak bu kaotik ortamı geride bırakacağız."
"Gerçek taraftar"ın Beşiktaş Kulübünün sahibi olduğunu anlatan Serdal Adalı, "Üstüne basa basa söylüyorum. Ama belli bir ekip var ki bu sezonun ilk maçından itibaren teşkilatlı olarak gerek statta gerek sosyal medyada gerçek taraftarımızı tahrik etmeye çalışıp hep bir kaos ve kriz oluşturmayı amaçladılar. Sloganlarla, açıklamalarla Beşiktaş'a istikamet verme gayesinde oldular. Siz Beşiktaş için açıklama yapacak yetkiyi kendinizde nereden buluyorsunuz? Maça gelmezsiniz, bilet almazsınız, neresinde varsınız? Bu camiadaki yeriniz nedir? Daha sezonun birinci maçında bu işleri neden başlattıkları ortadadır. Yalnız dediğim gibi, sakın ola ki bu sözlerimi cımbızla çekmeyin. Lafım asla ama asla Beşiktaş'ı düşünen, Beşiktaş'ın iyiliğini isteyen Beşiktaşlılara değildir. Bu işlerle uğraşan, bu işlerle geçinenleredir. Kimse karıştırmasın; protesto her zaman taraftarın hakkıdır. Memnun olmadıklarında bunu belli edebilirler, bu çok doğaldır, haklarıdır. Ben de şu anda saha içinden memnun değilim. Ben de onların içinden geldim ve ben de zamanında defalarca bu tribünlerde bağırdım, yeri geldiğinde protesto hakkımı da kullandım. Bu nedenle taraftarımızın ve tüm kamuoyunun benim sözümün kimlere olduğunu net bir şekilde anlamasını önemle rica ediyorum." şeklinde görüş belirtti.
Siyah-beyazlı taraftarların mutsuz olma nedenlerini bildiğini ve onları anladığını vurgulayan Adalı, "Üzgünler, belki kızgınlar biliyorum; çok daha iyi bir Beşiktaş görmek istiyorlar, çok haklılar, onları çok iyi anlıyorum. Ben de bu yollardan geliyorum. Elimizden gelen ne varsa yapıldığına emin olsunlar. Cumartesi günü de ilk düdükle bu protestoların başlayacağını da tahmin ediyorum. Ama böyle bir ortamda sahadaki çocuklarımızın ayaklarının titreyeceğini de çok iyi biliyorum. Beşiktaş'ın iyiliği için yapılan, başka bir hesap içermeyen her eleştiriye boynum kıldan ince. Beşiktaş layık olduğu yerde değilse buna itiraz etmek, bunu protesto etmek Beşiktaş'ın ruhudur; yeter ki armamız için mücadele edecek oyuncular kendilerini o forma altında değersiz hissetmesin, kendi evinde baskı ya da korku nedir bilmesin, demoralize olmasın. Gelin, Beşiktaş kendi evinde bunları yaşamasın. Bundan sonra herkesten de sadece ve sadece takımına destek olmasını rica ediyorum." ifadelerini kullandı.
"Benden sonrakilere bunu yaşatmayacağım"
Başkan Adalı, siyah-beyazlı kulübün tek bir kuruşunu ziyan etmeyeceklerini aktardı.
Futbol A Takımı Genel Koordinatörü Serkan Reçber'in kurduğu bir ekiple beraber bir çalışma yaptıklarını belirten Adalı, "İhtiyacımız olan her bölge için de 2'şer 3'er alternatiflerle liste ortaya çıkardılar. Günde telefona 300 tane bilgi geliyor. Buralardan transfer yapmıyoruz. Hocanın, scout ekibinin eleğinden geçtikten sonra harekete geçiyoruz. Aksilikler oldu, gecikmeler oldu. Kış sezonunda transfer zor. Kulüpler vereceği oyuncunu yerine adam koymak için 20 milyonluk oyuncuya 30 milyon avro para istiyor. Kalktıktan sonra akşam saat 20.00'ye kadar bitiririm. Mali tarafına bakmak lazım. Protesto olacak, kaos ortamı var diye kulübün parasını sokağa mı atalım? Beşiktaş, iki tane futbol takımının maaşını veriyor. 20'ye 30'a yakın gönderdiğimiz ve elimizdeki oyuncuların maaşını ödüyoruz. Tüm camia inansın, Beşiktaş'ın tek bir kuruşunun ziyan olmasına müsaade etmeyeceğim. Pahalıya aldığımız oyuncu da olacak. Ederinden fazla vereceğimiz oyuncu olacak. Aldığımız hiçbir oyuncudan zarar etmeyeceğiz. 30 tane oyuncu yolladık. Benden sonrakilere bunu yaşatmayacağım. Daha tedbirli, daha seçici gidiyoruz. Bu transferleri başkası mı yaptı? Bir gecikme oldu. Sebeplerini de biliyoruz. Transfer dönemi bitince bunun değerlendirmesini yapacağız." diye konuştu.
"Sonuçlardan memnun değilim"
Serdal Adalı, siyah-beyazlı futbol takımının aldığı sonuçlardan memnun olmadığını söyledi.
Beşiktaş'ın 10 maçtır yenilmediğini anımsatan Adalı, "Ben sonuçlardan memnun değilim. 2-3 tane maçı saçma sapan sebeplerden kaybetmeseydik başka bir şey konuşacaktık. Ben en büyük başkan, Sergen Yalçın da en iyi teknik direktör olacaktı. Bazen futbolda kısmetsizlik yapışınca devam ediyor. Mağlup olmamayı öğrendik. İkinci yarıda da kazanma alışkanlığını elde edersek mutlu oluruz." dedi.
Trabzonspor'da kiralık olarak forma giyen Ernest Muçi için bordo-mavili kulübün iletişime geçmediğini vurgulayan Adalı, Semih Kılıçsoy ile ilgili ise şunları aktardı:
"Semih'in kulübünden de bir gelişme yok. Yazın göndermeyi çok istemedim ama Semih gitmeyi çok istedi. Kulübü 'Kış transfer döneminde opsiyonu belki kullanırız' dedi. Semih birkaç haftadır çok iyi oynuyor. İnşallah böyle de devam eder."
Serdal Adalı, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
"Bu takımı geçtiğimiz seneyle mukayese etmek gerek. Biri kadrosunu 3, diğeri 4 senede meydana getirdi. Harcadıkları rakamlar rekordur. Son 1 aydır Antalya kampındaki havayı görünce çok mutlu oldum. Alacağımız oyuncular da buna uyum gösterecek isimler olacak. Beraber sevinen, mücadele eden, yenilince birlikte üzülen bir ekip istiyoruz."