Spor yazarlarının, Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turunda Galatasaray'ın Juventus'u 5-2 mağlup ettiği maça dair yaptıkları yorumları sizler için derledik.
Cem Dizdar - Fanatik
Galatasaray'ın başlangıç temposunu ilk 15 dakikada faul tercihleriyle dindirmeye çalışan Juventus yine de hocalarının öngördüğü yerden yedi golü! Luciano Spaletti, '9 numara ansiklopedisi' olarak tanımladığı ikiliden Osimhen'in ceza sahası içinde kaos yarattığını belirtmişti maç öncesi. Öyle de oldu. Kullandıkları taçtan gelen topta Kenan'a baskı kuran Osimhen, Sara'nın golünü hazırlayan isimdi. Keza Noa Lang'ın dördüncü golü de öyle! Ne var ki ilk golün başlama vuruşunu geri oynadıktan sonra süratle hücum alanına taşıyarak Galatasaray ön alanını savunmadan kolay kopardı Juventus. Dakika dolmadan beraberliği buldu. Rövanşta bu tür 'Dalıp gitmelere' dikkat etmek gerektiği ortaya çıktı. Geri düşse de Galatasaray topla oynayıp, şut da denedi ancak ilk devre özellikle Yunus, Noa Lang ve Barış Alper'in beklenenin altında kalması hücumu sınırladı. Hal böyle olunca hücum yükü Sara'ya bindi ve Juventus hem savunmayı kolay yapıp hem Sara bölgesinden hücuma kolay çıktı!
Ancak bambaşka bir ikinci devre başlangıcı geldi. Önce çalışmayan iki kenar çalıştı, beraberlik sağlandı. Devamında Sara, Davinson Sanchez işbirliği ve Barış Alper Yılmaz'ın 'turbo'yu açışı? Juventus 10 kişi kalmasının ardından tüm alanlar artık Galatasaray'ındı ve her oyuncusu adeta Süper Lig rahatlığında oynamaya başladı. Ve yine Osimhen bu kez Sacha Boey'e de attırdı. Böylece İtalya'da yaşanacaklar Galatasaray için büyük ihtimalle bir formaliteye dönüşmüş oldu.
Bülent Timurlenk - Sabah
Okan Buruk bu maça gelirken doğru rotasyon, doğru dakika yönetimiyle ön alan presinin hakkını verecek bir takım hazırlarken, Luciano Spalletti'nin santrforsuz, Inter derbisinde yıpranmış ve deplasmana gelmiş takımı kalitesini dengeleyeceği koşu ve güçte olabilecek miydi? Bodo maçı gibi müthiş presle gelen golün coşkusunu yaşarken yenilen gol, bu seviyelerin hatası değil elbette. Lemina'nın yokluğunda Sara'nın iyi oyununa ihtiyacı vardı Galatasaray'ın bir de Yunus'un basit top kayıpları yapmaması ve ataklarda doğru pası atması.. Brezilyalı attığı gol, frikik ve oynadığı muhteşem futbolla maçın yıldızlarından olurken Yunus bir kez daha zorda bıraktı takımını. Okan Buruk devrede onu oyundan almalıydı. Bremer'in oyundan çıkışı Juventus adına kader anıdır. 1-2 önde geldikleri ikinci yarıda Cambiaso'yu kartı var diye kenara alan Spalletti'ye Barış'ın cevabı, Cabal'ı iki sarıyla oyundan attırmak oldu. Lang'ın iki golde fırsatçılığı, Osimhen gol atmasa da iki golde yaptığı presle tabelanın 5'e gelmesini sağlayan adamdı. Türk futbol tarihinin en büyük zaferlerinden biridir bu. İtalya'nın en çok şampiyonluk kazanmış, bu sezon grup aşamasında sadece Real Madrid'e tek golle mağlup olmuş, 5 gol yemek nedir bilmeyen Juventus son düdükle derin bir nefes aldı. Çünkü maç 6'ya gidiyordu. Okan Buruk'un Galatasaray kariyerinde İngilizlere karşı aldığı görkemli galibiyetlerin ardından bir zamanlar forma giydiği ülkenin en büyüğünü 5 golle devirmek göğsüne takılmış önemli bir nişandır. Torino'da haftaya aynı hırsla ve ilk maç 0-0'mış gibi oynayacaklar elbette?
Levent Tüzemen - Fotomaç
Galatasaray, tarihi bir geceye daha imzasını attı. İtalyan devi Juventus'u unutulmayacak bir farkla Torino'ya uğurladı. Bu sezon Juventus'un bırakın Avrupa kupalarını İtalya Serie A da bile 5 gol yediği bir maç yoktu. Galatasaraylı oyuncular, erken gol sonrası art arda yedikleri iki golle soyunma odasına üzgün girdiler. Bizler değişiklikler beklerken Okan Buruk, aynı 11'i sahaya sürdü ve onlara büyük ihtimalle, "Siz bu kalitedeki insanlar değilsiniz. Bu maçı geri döndürecek gücünüz ve kaliteniz var" dedi.
İkinci 45'te Aslan adeta kükredi, tüm oyuncular Juventus'un hocası Spalletti'nin dile getirdiği çita çabukluğunda ve kobra gücünde Juventus'a saldırdı. Ben Galatasaraylı oyuncuların lig ve Avrupa dahil hiçbir maçta böyle dev bir dönüşe imza attığına tanık olmadım. Baştan oynayanlar, sonradan oyuna girenler Juventus'a sahayı dar ettiler, top bile göstermediler.
Galatasaray taraftarı, geceye müthiş hazırlanmıştı. Tribünler bayraklarla gelin evi gibi süslenmişti. İkinci yarı o taraftar müthiş destekle Galatasaraylı oyuncuları motive ederken bir dakika dahi susmadılar. Galatasaray kadrosu Şampiyonlar Ligi gücünde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Osimhen'den Uğurcan'a, Sara'dan Sane'ye, Lang'e, Barış'a ve Sanchez'e kadar her oyuncu ikinci yarı yürekten oynarken resmen tekmeye kafa soktular, zafer için gövdelerini sahaya bıraktılar. Juventus zaferi bence UEFA'da da büyük ses getirecektir. Galatasaraylı oyuncular, Torino'da da benzer başarı ortaya koyacak güce ve kaliteye sahipler. Okan hocayı da kutluyorum hem oyuncularına sahip çıktı hem de oyuncu değişikliklerin zamanlama olarak çok doğru yaptı ve Avrupalı bir hoca olduğunu da belgeledi.
Uğur Meleke - Hürriyet
Böyle bir kulübe, böyle bir teknik adama karşı 5 golle kazanmak, kelimenin tam anlamıyla "tarih yazmak" demek. Dünkü maçın ilk yarısında Galatasaray taktiksel olarak ufak zafiyetler yaşadı. Juventus'un üçlü orta sahası (Locatelli-Koopmeiners-Thuram) özellikle tamamlanamayan atakların dönüşünde etkililerdi. Skoru da böyle buldular.
Ancak maçın ikinci yarısında Galatasaray net bir fiziksel fark koydu ortaya. 9 gündür dinlenen Torreira, Sara, Sallai ve Jakobs, yine o süreçte sadece 25 dakika oynayan Barış, 45 oynayan Davinson çakı gibilerdi ikinci devrede... "Old lady (yaşlı kadın)" yoruldu, Galatasaray dipdiri kaldı ve ezerek kazandı maçı.
Atalanta, Lazio ve İnter önündeki son 3 resmi maçta dayak yemişti adeta Juventus... Okan Buruk'sa Eyüp önünde doğru bir rotasyon yaparak, birçok asını dinlendirip, bazılarını da çok az kullanarak hazırlandı Juventus maçına. Doğru rotasyonun zaferi bu.