Spor yazarlarının, Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde evinde Liverpool'u 1-0 yendiği maça dair yorumlarını derledik.
Cem Dizdar - Fanatik
İki takım açısından dengede geçen bir ilk devreyse de golü atan Galatasaray'dı. Bilinir futbolda ''gol'' terazide dengeyi değiştiren unsurdur. Galatasaray sadece gol atmadı birçok istatistikte de rakibinden öndeydi. ''Büyük şans'', ''şut'', ''korner'', '''isabetli orta yüzdesi''... Ancak Liverpool da ''kaleci kurtarışı'', ''pas'' gibi verilerde önde görünüyordu. Okan Buruk takımının analizi de uygulaması da doğru ilerledi devre boyu. Ancak ikinci devre başlangıcı en azından ''topla oynama'' konusunda tehlike içeren istatistikler içeriyordu. Topla daha çok oynayan rakip Liverpool'du ama ele geçirilen top doğru kullanılırsa bu da yeni fırsatlar demekti!
İlk maçta olduğu gibi bu maçın ikinci devresinde önce sahayı savunmada doğru kullanmaya başladı Galatasaray. Ardından 60'lara doğru adım adım kendi yarattığı fırsatları değerlendirmeye koyuldu. Buldu da? Ancak bu kez rakip için de fırsatlar doğmaya başladı. En ciddisi 65'teki Hugo Ekitike hücumunda olduğu gibi. O da ikinci devrenin en göze gelir hücum girişimiydi. Buna rağmen her hattıyla maçı kazanmak için, sakin ve düzenli oynamayı sürdürdü Galatasaray. Fakat dakika 90'da ceza sınırında olan Davinson Sanchez'in gördüğü sarı kart olmasa rövanş daha da iyi olacaktı. Ama bu takım bu sorunu da çözebilecek olgunlukta kanımca. Bir kez daha görüldü ki ülkenin en kolektif en düzenli futbol oynayan takımı epeydir olduğu gibi bugün de Galatasaray. Bu durum, ülke verileri açısından hayli maliyetli olsa da planlama, çalışma ve sürdürülebilirliğin karşılığıdır. Ancak bu ''sürdürülebilirlik'' için ''şimdilik'' kaydını düşmek koşuluyla elbette.
Uğur Meleke - Hürriyet
Ben "Galatasaray'2026"yı nedense daha çok "Galatasaray'2001"e benzetiyorum. Okan Buruk'un iki Liverpool maçını 1-0 kazandıran, Atletico Madrid'i 1-1'de tutan stilini de Lucescu'ya... Bu Liverpool her ne kadar çok formda olmasa da, 1 milyar Euro'luk çok kaliteli bir takım. Geçen sezonu şampiyon bitirdiler, üzerine yazın üç tane 100+ milyon Euro'luk oyuncu aldılar: İsak, Wirtz ve Ekitike... Böyle bir takıma karşı İstanbul'da iki kere erken öne geçip, 1-0'ı 90 dakika korumak büyük iş. Tam Lucescu okulu tarzı bir iş. Okan Buruk 2001'de orta sahanın dinamosu olarak o işlerin kalbindeydi. 2026'daysa lider olarak görevde.
Tabii ki dünkü önemli galibiyetin birkaç başrolünün daha altını çizmek lazım. Yeryüzünün en iyi 5 santrforundan biri Osimhen bir büyük maçta daha büyük oynadı. Uğurcan, Jakobs, Abdülkerim, Lemina, Sara şahanelerdi. Buldozer Barış yakaladığı her savunmacıya kart aldırmaya devam etti. Bir de bugün İngiltere'de en çok yapılan Google araması sanırım şudur: Who the hell is this Noa Lang? (Kim bu Noa Lang?)... Dünkü kariyer performansıyla sürekli Overmars'ı hatırlattı bana.
Levent Tüzemen - Fotomaç
G.Saray, yine Avrupalı kimliğini sahaya yansıttı gruplarda yendiği Liverpool'a bir kez daha yenilgiyi tattırdı. Seyircinin müthiş desteği, bu kez ıslık fırtınasını kasırgaya döndürdü. Özellikle Osimhen'i motive etmek anlamı ile açılan pankart duygu yüklüydü, Nijeryalı yıldız göz yaşlarını tutamadı. Osimhen belki gol atmadı ama yine müthiş mücadele ederek arkadaşlarının enerjisini hep yukarı çekti. İlk Liverpool maçına oranla G.Saraylı oyuncular zaman zaman bireysel hatalar yapmalarına rağmen birbirlerinin eksikliğini veya yanlışlarını gidermek için saha içinde kenetlendiler. Brezilya Milli Takımı'na çağrılmak, Sara'yı olumlu etkilemiş.Sara, takımı bir maestro gibi yönetti.
Barış mücadeleci kimliği ve sert koşuları ile Liverpool'un iki kanadını da sarstı. Jakobs çok iyi oynadı özellikle Lang topu ayağına aldığında aklı ile hareket etti, etkili paslar ve ortalar yaptı. Liverpool pahalı ve kaliteli bir takım. G.Saraylı oyuncular, hep ciddi oldu zaman zaman dikkat sorunu yaşasalar da rakibe pozisyon vermediler.
Özellikle ilk yarı Osimhen önüne düşen bir topa etkili vuramadı bir kafa vuruşunda da köşeye topu bırakamadı. Ama Lemina'nın golünde kale içine düşen topa Osimhen kafayı vurdu. G.Saray'ın en akıllı oynayan oyuncusu Lemina'ydı.
Yorulana kadar müthiş tohlar kaptı, hücuma destek verdi, pas oyununa katkı sağladı. Torreira her zamanki gibi enerji santrali olarak en çok koşan, mücadele eden oyuncu oldu. Kaleci Uğurcan da kritik kurtarışlara imza attı. Rövanş kolay olmayacak. Sanchez de yok! G.Saraylı oyuncular da Liverpool'un röntgeni var.Telaş yapmazlar sakin kalırlar, yardımlaşmayı öne çıkarırlarsa çeyrek final kapısını aralarlar.